Su uyur, terör uyumaz

Feramuz Erdin yazdı

Özellikle 15 Temmuz sonrasında Türkiye’nin terörle mücadelede büyük aşama kaydettiği gün gibi ortadadır. Burada birçok neden bulunmakla birlikte, esas neden, istihbarat ve terörle mücadelede görev alan kötü niyetli, daha doğrusu bağlı oldukları örgütün çıkarları doğrultusunda paralel bir ajandaya sahip olan personelin büyük ölçüde tasfiye edilmiş olmasıdır. Yani terörden nemalanan, başka odaklardan emir alan, teröre bilerek göz yuman, imkân sağlayan veya bizzat teşvik eden personelin görevden el çektirilmesidir.

Bunun yanında, terörle mücadelede imkân ve kabiliyetlerin artırılması ile yürütülen uluslararası aktif diplomasi politikası bugün gelinen noktada önemli olmuştur.

Ama özellikle bizim coğrafyamızda terör asla emin olunamayacak tehlikelerin başında gelmektedir. Nerden ve nasıl ortaya çıkacağı belli olmayan ve her zaman hazırlıklı olunması gereken bir durumdur.

TERÖRİSTLER ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK 400 KM YOL GİTTİ

Terörle mücadelede görev alan arkadaşlarımız alınmasınlar ama iki şüphelinin cinayet işleyip de gasp ettikleri araçla 12 saatte 400 km yol giderek Ankara’nın göbeğinde silahlı ve bombalı terör eylemi gerçekleştirebilmesi sorgulanması gereken bir durumdur. İhmal (veya daha da fenası ihanet nerde varsa bu) mutlaka ortaya çıkarılmalıdır. Türk halkı tam 50 yıldır terörden çekmiş bir halktır. Tekrar o günlere dönmeye asla tahammülü yoktur.

Milyonlarca dolarlık elektronik donanımlar ve yazılımlar neden işe yaramamıştır? İletişimde mi sorun yaşanmıştır? Hemen her il girişinde normal tekil vatandaşın bile bugüne kadar onlarca kez sorgulandığı kolluk arama noktalarından saldırganların gasp edilmiş bir araba ile üzerlerinde patlayıcı ve silahla nasıl geçebildikleri ortaya çıkarılmalıdır.

EYLEM PAZARTESİ GÜNÜ YAPILSA ZAYİAT DAHA ÇOK OLURDU

Bakanlıklar bölgesinde yer alan İçişleri Bakanlığı binasında Emniyet ve Jandarma birimleri de yer almaktadır. Ana yol üzerindeki araç ve yaya trafiğinin artacağı da göz önünde bulundurulduğunda Pazartesi günü yapılacak bir eylemin birçok üst düzey yönetici ve siviller dâhil birçok kişinin kaybına veya yaralanmasına yol açacağı muhakkaktır. Neyse ki bugünkü eylemde iki eylemci de hayatını kaybetmiş ve iki polis memuru hafif şekilde yaralanmıştır.

Saldırganların eylemleri için neden yoğunluğun az olduğu Pazar gününü seçtikleri veya koşullar nedeniyle buna mecbur mu kaldıkları aydınlatılması gereken bir diğer noktadır?

İNTİHAR EYLEMİ Mİ?

Eylemin son dakikalarını gösteren video incelendiğinde saldırganların aracı ana yol üzerinde terk edip aynı anda polisle yaya olarak çatışmaya girdikleri ve intihar bombacısının saniyeler sonra üzerindeki bomba düzeneğini patlattığı görülmektedir. Diğer saldırgan ise görevlilerce olay yerinde etkisiz hale getirilmiştir.
Bu esnada eylemcilere yardım eden başka bir unsur tesbit edilemediği gibi, olaya başka bir noktadan müdahale eden kolluk personeli de görülmemektedir. Oysaki böyle önemli bir giriş noktasının birkaç açıdan koruma altına alınması gereklidir.

KOMPLO TEORİLERİ

İlk tespitler olayın bir pkk eylemi olduğu yönündedir. Ancak sosyal medyada birçok komplo teorisi de yer almaktadır. Burada eyleme organize suç çetelerinin dahlinden veya desteğinden söz edilmektedir ki kanaatimce ülkemizdeki organize suç örgütlerinin böyle bir şeye cesaret edebilmek için apaçık “yürek yemiş” olmaları gereklidir. Soruşturma ilerledikçe karanlık noktalar muhakkak ki aydınlatılacaktır.
Eğer bu eylemde gerçekten bir organize suç örgütü müdahalesi ortaya çıkarsa bu Türkiye için yeni bir şey demektir. Çetelerin, Devlete savaş açtığı Meksika örneği Türkiye organize suç tarihi için bir ileri seviye anlamına gelmektedir ki, bunu ayrı bir yazıda değerlendirmek gerekir.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir